Hepimiz bu hayatın birer üyeleriyiz, yaşamak için her şeyi yapıyoruz, temel gereksinimlerimiz dışında insan olmanın vermiş olduğu diğer zorunluluklarımızı yerine getiriyoruz. Toplumla birlikte hareket ediyoruz, ahlak kuralları, evlilik, düğünler , çocuklar, çalışmak ve daha bir çok şey. Tabii bunun yanında dünyayı anlamlandırma çabalarımızda var. Insanlık var olduğundan bu yana sorgulamış, ''neden buradayız'' ve ''neden yaratıldık'' bunlar temel iki soru olmuştur. Düşünüyoruz elimizden geldiğinde bocalıyoruz, ama neden hala dünyada olduğumuzu tam olarak anlamlandıramadık. Dinler bize bu konuda bir yere kadar yardım sağlıyor, hepsinin temelinde bir yaratıcı Tanrı var ve onlara hizmet etmeye geldiğimizi söylüyorlar. Bilimse bize evrende yalnız olmadığımızı gösteriyor, koskoca evren bakıyoruz öylesine büyük bir genişlikte ki sonu yok uçsuz bucaksız. Dinlerin bize verdiği ise bu koskoca evrende yalnız olduğumuz evrenin bizi denemek için yaratıldığı. Ne kadar komik bir düşünce ve büyük bir ego. Dünya'da sadece insanın yaşıyor olduğu gibi bir saçmalık resmen. Insanlar çok çeşitli, kimi gerçekten sorguluyor, düşünüyor araştırıyor ve bazısı büyük bir boşluğa düşüyor, kimisi ise kolay olanı seçiyor düşünmüyor kendisine gösterileni öğretileni kabul ediyor. Tamam! diyor, bunu kabul ettim, artık bunun fanatiğiyim ne olduğunu bilmiyorum ama olsun önemi yok. Herkes bir şekilde tarafını seçiyor, özellikle hangi toplumdaysanız da inancınız bu oluyor, kesin bir sonuçtur bu farklı birşey olamaz, anında linç uygulanır ve toplumdan dışlanırsınız.
Halbuki yaşam öylesine geniş ki , herkese yeter, her türlü kültürü barındırır. Insanın insana yaptığını hiçbir canlı birbirine yapmıyor. Gaddarlık, kötülük, savaşlar, açlık, hırs, işkenceler, sömürüler... Insanlar hayatı öyle bir hale getirdi ki, sanki herkes birbirini parçalamak için dünyaya gelmiş. Bu ne hırs, bu ne tür bir hastalık. En fazlası benim olsun, en zengini ben olayım gibi açgözlülükler Dünya'yı yaşanamaz hale getirdi. Hepimiz öleceğiz, bir avuç toprağa karışacağız, geri dönmeyeceğiz, herkesin bizimki gibi tatlı bir canı var, onlarında yerine kendimizi koymalıyız, merhamet etmeliyiz, empati kurmalıyız. Ama biz bunların hiçbirini yapmıyoruz. Herşey bizim olsun istiyoruz, daha zengin ve daha rahat bir yaşam için. Daha fazlası için işkence yapıyoruz, insanların hayatları ile oynuyoruz.
Düşünmüyoruz, düşünemiyoruz.. Gerçekten insanları dünyayı yeterince algılamıyoruz! Kendi hırslarımızı düşünüp onlara göre hareket ediyoruz. Dünya öyle korkunç bir hale geldi ki, ilerisini düşünemiyorum ben. Hakikaten Dünya ileride ne olacak, bunu hiç düşündünüz mü ?
Yok Olan Hayaller